Amerikan teknoloji devi Google, ırkçılıkla ilgili bir mahkeme davasında 28 milyon dolarlık tazminat ödemeyi kabul etti. Bu karar, son yıllarda şirketin çalışma ortamına dair yapılan eleştirilerin artmasıyla birlikte geldi. Google, her ne kadar çeşitliliği teşvik ettiğini iddia etse de, geçmişte yaşanan olaylar ve davalar, şirketin uygulamalarını sorgulanır hale getirmişti. Detaylar haberimizde!
Google, 2010 yılından bu yana, çalışanları arasındaki çeşitliliği artırmak için çeşitli programlar ve girişimler başlatmıştı. Ancak, bu tür politikaları uygularken, bazı çalışanların ayrımcılığa maruz kaldığına dair birçok rapor ortaya çıktı. 2019 yılında, bir grup eski çalışan, Google’ın ofislerinde ırksal ayrımcılığa karşı aktif önlemler almadığını iddia ederek dava açtı. Bu dava, farklı etnik kökenlerden gelen çalışanların, terfi ve maaş artışlarında eşit olmayan muamele gördüğünü ortaya koyuyordu.
Davada, çalışanların deneyimleri ve şirket içindeki ayrımcı uygulamalarla ilgili çok sayıda belge ve tanıklık sunuldu. Mahkeme, bu belgeleri değerlendirerek davayı kabul etti ve Google’ın yıllardır süregelen problemlere rağmen gerekli adımları atmadığını belirtti. Dava, birçok çalışanı etkileyen sistematik bir sorun olduğunu kanıtlamış oldu ve bu durum, şirketin çeşitlilik ve eşitlik meselelerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini ortaya koydu.
Google, mahkeme sonucunun ardından kamuoyuna yaptığı açıklamada, 28 milyon dolarlık tazminatı kabul etmenin yanı sıra, şirket içindeki ayrımcılığı önlemek için daha fazla çaba göstereceğini taahhüt etti. Şirket, çalışanlarının eşit fırsatlara sahip olmasını sağlamak amacıyla sosyal sorumluluk projelerine yönelmeyi planlıyor. Google’ın Çeşitlilik ve Kapsayıcılık Departmanı, özellikle azınlık gruplarındaki çalışan sayısını artırmak için yeni stratejiler geliştirecek.
Uzmanlar, Google’ın bu tür mahkeme süreçleriyle karşılaşmasının, sadece kendi imajını zedelemekle kalmayıp, sektördeki diğer şirketler için de bir uyarı niteliğinde olduğunu belirtiyorlar. Büyük teknoloji firmaları, çeşitlilik ve eşitliğin sadece bir PR tekniği olmadığını, bu değerlerin gerçekten uygulamaya konulması gerektiğinin bilincine varmalı. Mevcut durumda ve gelecekte yapılacak yatırımların şirketler üzerindeki etkisi büyüktür; bu nedenle, dâhil etme ve eşit fırsatlar sağlama konusundaki yaklaşımlarını sorgulayan şirketler, hukuki yaptırımlarla karşılaşabilirler.
Önümüzdeki günlerde Google’ın bu dava sonrası ortaya koyacağı yenilikler ve düzenlemeler, sektördeki diğer şirketler tarafından da takip edilecektir. Sonuç olarak, ırkçılıkla mücadelede atılan bu adım, bir kez daha bu önemli sosyal meselenin göz önüne çıkmasını sağlayacak ve değişim rüzgârlarının hızlanmasına yardımcı olacaktır.
Google, bu davadan çıkarılan dersleri uygulaması gerektiğini bildiği için, toplumu daha kapsayıcı hale getirmek adına adımlar atmaya devam edecektir. Tazminat kararı, birçok şirketin kendilerini sorgulamalarına neden olacak ve iş yerindeki eşitliği sağlama konusundaki çabalarını hızlandıracaktır. 28 milyon dolarlık tazminat, yalnızca Google için değil, tüm teknoloji sektörü için önemli bir ders niteliğindedir.